Adresi yok gönderdiğim mektupların Postacı, sen okur musun? Hani bir zamanlar masumiyet vardı ya her yerde Söylesene, söylesene hala oralarda mı? Gerçekleşmeyecek hayaller kuran masum köy çocukları? Hep hatırlarım, bayram günü ellerini öpen çocuklara Saçlarını okşayarak söyledikleri sözü: “Yine gel” Üzüyorlar mı annelerini, sokakta top oynayıp terli terli su içen çocuklar? Kaça bölüyorlar, harçlıklarını birleştirip alabildikleri bir simidi? Hala taşıyorlar mı içlerinde, her şeyin güzel olacağına dair ümidi? Anlatılan hiçbir masal etkilemiyor bizi, kuzine sobasının tavana yansıyan ışıltısı kadar Yarası yardan tatlı ilişkiler kalmadı Mesela ömrümü verdim bir güzele, içinde maneviyat var diye almadı Veresiye ilişkilerin getir götür işleri olmuş şimdiki sevdalar Ele ayağa düşmüş Bu nasıl oluyor be postacı? Bir zamanlar yere düşürdüğümüz ekmekten korkup, öpüp alnımıza koyarken Hani günaha girenler yanacaktı? Her şey Yalanmış be postacı Gerçek olan bu dünyada yananmış! Mapusun içinde bir ulu...